KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/16477 E., 2015/16610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Eşyası Alacağı
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı (...) tarafından; diğer taraf lehine hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatı, kendi manevi tazminat talebinin reddi ve hüküm altına alınan ziynet alacağı yönünden, davalı-karşı davacı (...) tarafından ise; kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, yoksulluk nafakası ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle toplanan delillerle davacı-karşı davalı(nın) da kusurlu olduğu gerçekleşmiş ise de, davalı-karşı davacı(nın) boşanmaya sebep olan olaylarda daha fazla kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davaca(nın) daha fazla kusurlu olduğu gerçekleşmiş, mahkemece de "davalı-karşı davacı(nın) haksız eylemleriyle evliliği temelinden sarstığı" kabul edilmiştir. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yönünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf yararına talebi halinde maddi tazminata hükmedilir (TMK.m.174/1). Davalı-karşı davacı, daha fazla kusurlu olduğuna göre lehine maddi tazminata hükmedilemez. Bu husus nazara alınmadan davalı-karşı davacı yararına, maddi tazminat niteliğinde destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Toplanan deliller, davalı-karşı davacı(ya) ait ziynet eşyalarının koca tarafından alınıp bozdurulduğunu kabule yeterli değildir. Davalı tanıklarının bu hususa ilişkin beyanları davalıdan duyduklarına dayanmaktadır. Davalıdan aktarılan beyanlar sabit kabul edilemez. Davacı-karşı davalı tanıkları ise, altınların davalı-karşı davacı(nın) annesinde olduğunu, annesinin takıları çantaya koyup götürdüğünü görgüye dayalı olarak ifade etmişlerdir. Tanıkların bu beyanlarını değerden düşürücü bir olgu ve delil bulunmamaktadır. Bu durumda davalı-karşı davacı(nın) ziynet eşyalarına ilişkin talebinin reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
4-Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı(nın) daha fazla kusurlu olduğu gerçekleşmiştir. Boşanmaya sebep olan olaylar diğer tarafın kişilik değerlerine saldırı niteliğindedir. O halde az kusurlu olan davacı-karşı davalı yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi uyarınca uygun miktarda manevi tazminat tayin ve takdiri gerekirken, bu yön nazara alınmadan isteğin reddi usul ve kanuna aykırıdır.
5-Davalı-karşı davacı(nın) karşı boşanma davası da kabul edildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı-karşı davacı yararına, boşanma davasının kabulü sebebiyle maktu vekalet ücreti tayini gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/16477, K. 2015/16610, 28 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama