KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/16953 E., 2016/8817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir.
Davalının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; davalının kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu ve talebinin açıkça dayanaktan yoksun bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalının adli yardım talebinin temyiz harç ve giderlerine münhasır olarak kabulüne karar verilerek temyiz itirazları incelenmiştir.
2-Mahkemece davacı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve fiili ayrılık döneminde başka kadınla evlilik dışı birliktelik yaşadığı; davalı kadının ise cinsel sadakatsiz davranışta bulunduğu ve ev işleri ile düzenli şekilde ilgilenmediği gerekçeleriyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de, toplanan delillerden, davalı kadının cinsel sadakatsizliğe ilişkin kusuru kanıtlanamamıştır.
Gerçekleşen bu olaylar karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda, davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun, evlilik birliğinin devamında taraflar bakımından yarar kalmadığının ve Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının gerçekleşmiş bulunduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle iken, mahkemece tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru değil ise de; verilen boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, davalı kadının boşanma hükmüne yönelik temyiz itirazının reddi ile, hükmün kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK m. 438/son).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/16953, K. 2016/8817, 2 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama