KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/1727 E., 2015/1138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı vekili 08.07.2014 günlü tahkikat duruşmasına mazeretsiz olarak katılmamış, mahkemece verilen kesin süreye rağmen tanığın adresinin bildirilmemesi, gerekli açıklama yapılmaması ve masrafın da yatırılmaması nedeniyle davalı tanığının dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilerek yargılama sonlandırılmış ve hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 184. maddesinde “Hakim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Mahkeme, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tebliğ eder”, aynı Kanunun 186. maddesi ise, "Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Taraflara çıkarılacak davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme tarafların son sözlerini sorar ve hükmünü verir" düzenlemesi yer almıştır.
Mahkemece, sözlü yargılama ve hüküm için yeni bir duruşma günü tayin edilmeyip, çağrılmadan davalının yokluğunda hüküm verilmiştir. Bu husus gözetilmeyerek ve yasanın emredici hükmü dikkate alınmayarak yazılı şekilde uygulama yapılması usul ve ve yasaya aykırı olup, hükmün münhasıran bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/1727, K. 2015/1138, 9 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama