KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/17431 E., 2016/9039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olayda hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler (HMK m. 27/1). Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir (HMK m. 27/2-a, b).
Mahkemece davacının bildirdiği adrese dava dilekçesi Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmiş, ön inceleme duruşması günü tebliği için, aynı adrese çıkarılan tebligat, davalının taşındığından bahisle iade edilmiş, bunun üzerine mahkemece Tebligat Kanunun 35. maddesine göre ön inceleme duruşma günü davalıya tebliğ edilmiştir.
Tebligat Kanununun 11.01.2011 tarihli 6099 sayılı Yasayla değişik 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için, "kişinin adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin de tespit edilememiş olması” zorunludur (6099 s. K. m. 9). Dosya içinde bulunan nüfus kayıt örneğinden davalı erkeğin yerleşim yeri adresinin de mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre davalı erkeğe adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre tebligat yapılması gerekirken Tebligat Kanunu 35. maddesine göre yapılan tebligat usulsüz olup sonuç doğurmaz. Bu durum davalının savunma hakkını da içeren hukuki dinlenilme hakkına aykırılık oluşturan önemli bir usul hatasıdır. Bu husus nazara alınmadan, davalıya savunma imkanı tanınmadan hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/17431, K. 2016/9039, 4 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama