KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/17565 E., 2016/9612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Boşanma-Tedbir Nafakası
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki boşanma ve birleşen tedbir nafakası davalarının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan nafakalar ile maddi ve manevi tazminat, kendi yoksulluk nafakası ve manevi tazminat talepleri hakkında bir karar verilmemesi, davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, yararına hükmolunan nafakalar ve tazminatların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalının ve davalı-davacının
aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı-davacı kadının yapılan ekonomik sosyal durum araştırmasında çalışmadığı tutanağa bağlanmışsa da, dosyaya sunulan SGK kayıt örneklerinde çalışma kayıtlarının bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle mahkemece, davalı-davacı kadının halen çalışıp çalışmadığı, düzenli ve sürekli bir gelir elde edip etmediği ve bu gelirin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3- Mahkemece, davacı-davalı erkeğin yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve manevi tazminat (TMK m. 174/2) talepleri bulunduğu halde; bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykrı olup, bozmayı gerektirmiştir.(HMK m. 26, 297/2)
4-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/17565, K. 2016/9612, 10 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama