KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/17830 E., 2016/9751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadına hakaret eyleminin soyut ve duyuma dayalı olduğu kabul edilerek bu yöndeki tanık beyanları hükme esas alınmamışsa da davalı-karşı davacı kadın tanığı ...; davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadına sürekli “sen cahilsin, patavatsızsın” dediğini beyan etmiştir. Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (6100 s. HMK m. 255).
Akrabalık veya diğer yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada davalı-karşı davacı kadın tanığının olmamışı olmuş gibi ifade ettiğini kabule yeterli delil ve olgu yoktur. Tanık beyanı duyuma değil doğrudan görgüye dayalı bulunduğundan hükme esas alınmalıdır. Bu durumda mahkemece tarafların belirlenen kusurlu davranışları yanında davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadına hakaret ettiğinin de kabulü gerekir.
Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin kadına göre ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı-karşı davacı kadının da kusuru gerçekleştiğine göre, erkeğin boşanma davasının kabulü sonucu itibarıyla doğru olduğundan, davalı-karşı davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek sureti ile onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK m. 438/son) ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda 1. bentte açıklandığı gibi, boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı davalı erkek, kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğundan, davalı-karşı davacı kadın lehine uygun miktarda maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) takdiri gerekirken, bu taleplerin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/17830, K. 2016/9751, 11 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama