KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/19019 E., 2016/11660 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Nafaka
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, davacı-karşı davalı kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası, müşterek çocuk lehine hükmedilen nafakaların miktarı, velayet ve vekalet ücretine yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tedbir nafakası davasının kısmen kabul, kısmen reddi halinde karşı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin tabi bulunmasına göre davacı-davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının temiz itirazlarına yönelik yapılan incelemede;
Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu bulunmuş ve bu kusur belirlemesine göre davalı-karşı davacı kadının tazminat talepleri reddedilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı, sürekli küfür ettiği, birlik görevlerini yerine getirmediği, güven sarcıcı söz ve davranışlarda bulunduğu ve evi tekederek birlikte yaşamaktan kaçındığı, davalı-karşı davacı kadının da birlik görevlerini yerine getirmediği, eşinin ailesi ile görüşmek istemediği ve eşine hakaret içeren sözler söylediği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduğunun kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/19019, K. 2016/11660, 14 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama