KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/19454 E., 2016/11752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri ile velayet yönünden; davalı erkek tarafından ise kararın tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece 2007 doğumlu müşterek çocuk... İkiz'in velayeti babaya verilmiştir. Velayetin düzenlenmesinde aslolan çocukların üstün yararıdır.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gercğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması,
müşterek çocuk...'in idrak çağına geldiği anlaşılmakla olası sonuçları hakkında bilgilendirilerek velayeti ile ilgili tercihinin sorulması ve diğer deliller de gözönüne alınmak suretiyle ebeveynlerinden hangisi yanında kalmalarının çocukların menfaatine olacağı tespit edilerek velayet konusunda bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı kadının sigortalı olarak çalışıp çalışmadığı, düzenli ve sürekli gelirinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik incelemc ile davacının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4- Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadınının kusurunun bulunmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemecc, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m, 50,51,52,58) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/19454, K. 2016/11752, 16 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama