KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/19993 E., 2016/13287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Tedbir Nafakası
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Anayasanın 141/3. maddesi “bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Yerel Mahkeme kararında, kocanın boşanma davası ile kadının nafaka davalarının kabulüne dair gerekçe gösterilmediği gibi, taraflara yüklenen kusurlu davranışlar ile davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat istekleri ile yoksulluk nafakası talebinin kabulüne ilişkin gerekçeler de karar yerinde gösterilmemiştir. Bu nedenle, gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı-davacı kadın, dava dilekçesi ile tedbir nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı-davacı kadın tarafından usulüne uygun olarak açılmış bir boşanma davası bulunmamaktadır. Hakim, mevcut olmayan bir boşanma davası hakkında kendiliğinden hüküm kuramaz (HMK m.24/1). Olmayan dava ile ilgili hüküm tesis edilmesi, kanunun açık maddesine aykırı olup, bozma sebebi oluşturur (HUMK m. 439/2). Bu husus nazara alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/19993, K. 2016/13287, 27 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama