KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/20477 E., 2016/14240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafakaların miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı kadın tarafından davalı-karşı davacı erkeğin kişilik haklarına saldırı oluşturan bir davranışının ispatlanamadığı, bu durumda davalı-karşı davacı erkeğin manevi tazminat talebinin reddinin doğru olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebebiyle boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalı-davacı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmemesine karşılık davacı-davalı kadının da birlik görevlerini yerine getirmediği, eşine "ev alıp üzerime yapmazsan giderim" diye söylediği ve evi terk ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre davacı-davalı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü ile yoksulluk nafakası talebinin reddi (TMK m. 175) gerekirken, yazılı şekilde davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/20477, K. 2016/14240, 31 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama