KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/20847 E., 2016/14405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davalı erkek cevap dilekçesinde eşine eve dönmesi için ihtar çektiğini belirtmiş, ön inceleme duruşmasında ise “Boşanmak istemediğini, eşini affettiğini, eve dönmesini istediğini” beyan etmiştir. Davalının bu beyanları af niteliğinde olup davacı kadının kusurlu davranışları kadına kusur olarak yüklenemez. Gerçekleşen bu durumda davacının kusursuz olduğu kabul edilmelidir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin eşinin bağımsız konut isteğine duyarsız kaldığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı kadın dava açmakta haklıdır.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre davanın kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz ve hatalı gerekçe ile boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır.
2- Ziynet alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı kadın dava dilekçesinde düğünde takılan ziynet eşyalarının bedelini talep etmiştir. Bu talep boşanmanın eki niteliğinde olmayıp nispi harca tabidir. Yatırılan başvurma harcı bu talebi de kapsar. Mahkemece, bu taleple ilgili nispi ilam harcının tamamlanması için, Harçlar Kanunu'nun 30-32. maddeleri gereğince davacıya süre verilmesi, harç tamamlandığı takdirde bu hususla ilgili taraf delillerinin toplanıp gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi, aksi takdirde Harçlar Kanununun 30. maddesinde gösterilen usul çerçevesinde hareket edilmesi gerekirken, bu yön nazara alınmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/20847, K. 2016/14405, 1 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama