KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/20877 E., 2016/10119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının, davasının reddine yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının, erkeğin davasının kabulüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede sarsıldığının sabit olması gerekir.
Mahkemece, davalı-davacı kadın tam kusurlu kabul edilerek kadının davasının reddine, davacı-davalı erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delilerden; kadına kusur olarak yüklenen ifadeleri içerir not yazıldıktan sonra tarafların barıştıkları ve evliliğin devam ettiği, bu davranışın kusur takdirinde dikkate alınamayacağının tabi bulunmasının yanı sıra dinlenen davacı-davalı tanıklarının sözlerinin bir kısmının Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan evlilik birliğinin sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmının ise,
sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacı-davalı erkeğin davasının da reddi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/20877, K. 2016/10119, 24 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama