KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/21161 E., 2016/16031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Taraflardan ve üçüncü kişilerden aktarılan beyanlar hükme esas alınamaz. Mahkemece, tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle karşılıklı davalarının kabulü ile evlilik birliğinin sarsılması (TMK.
166/1) hukuki sebebiyle boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden erkeğin fiziksel şiddet uyguladığı vakıasının ispatlanamadığı, ancak son olayda davalı-karşı davacı erkeğin eşine karşı fiziksel şiddete teşebbüs ettiği ve birlik görevlerini yerine getirmediği, davacı-karşı davalı kadının ise eşine ve ailesine sürekli yalan söylediği, güven sarsıcı davranışlarda buluduğu ve eşinin imzasını taklit ederek özel belgede sahtecilik yaptığı anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kadının erkeğe göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Davalı-karşı davacı erkeğin de kusuru gerçekleştiğine göre, kadının boşanma davasının kabulü sonucu itibarıyla doğru olduğundan, davalı-karşı davacı erkeğin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hüküm kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek sureti ile onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK m.438/son) ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu ve kadının bu kusurlu davranışlarının erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde, davalı-karşı davacı erkeğin manevi tazminat talebinin (TMK m.174/2) kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/21161, K. 2016/16031, 15 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama