KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/22695 E., 2017/1720 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı- karşı davacı kadın tarafından ise tazminat ve nafaka miktarları ile kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı- karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-18.12.2014 tarihli uzman raporunda çocuğun babası ile ilişkisinde sorun yaşadığı, konuşmasına yansıyan olumsuz durumlar ile ilgili tedavi sürecinin devam ettiği, çocukla baba arasında yatısız kişisel ilişki kurulması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre baba ile çocuk arasında daha kısa süreli ve yatısız olarak kişisel ilişki tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/22695, K. 2017/1720, 20 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama