KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/2376 E., 2015/18873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı erkek tarafından kendisinin reddedilen boşanma davası, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 20.10.2015 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı (kadın) tanıklarının kadından aktardıkları olaylar sabit kabul edilemez. Davacı-davalı kadın tanıklarının beyanlarında geçen bir kısım olaylardan sonra ise evlilik birliği devam etmiştir. Davalı-davacı erkeğin dosya kapsamından ispatlanan başkaca bir kusurlu davranışı bulunmamaktadır. O halde davacı-davalı (kadın)'ın davasının da reddi gerektiği halde yazılı şekilde kabulü doğru değildir. Ancak bu husus temyize konu edilmediğinden yanlışlığa değinilmekle yetinilmiş, bozma sebebi yapılmamıştır.
2-Davalı davacı erkeğin temyizine hasren yapılan incelemeye gelince;
a- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b- Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı erkeğin kusuru ispat edilemediğinden, davacı-davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi anlamında maddi ve manevi tazminat koşulları oluşmamıştır. Yetersiz gerekçe ile davacı-davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/2376, K. 2015/18873, 20 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama