KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/23975 E., 2017/3391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2017
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi ve kendisinin reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, kendisinin reddedilen tazminat ve nafaka talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı erkeğin eşine şiddet uyguladığı ve çocuk yapmaktan kaçındığı; davalı-karşı davacı kadının ise güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve birlik görevlerini ihmal ettiğinin, netice itibariyle boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu bulunduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223. 242, 244, 262, 263, 264, 267. 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3- Davalı-karşı davacı kadının zabıta araştırmasında dershanede öğretmen olarak çalıştığının belirtildiği, bir kısım davalı-karşı davacı kadın tanık beyanlarında kadının dershanede ve kolejde çalıştığının beyan edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Buna göre mahkemece, davalı-karşı davacı kadının sigortalı olarak çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa gelir durumunun tespiti ile bu gelirin sürekli ve düzenli olup olmadığı, kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı araştırılarak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/23975, K. 2017/3391, 23 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama