KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/24143 E., 2017/3535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2017
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece, davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenen güven sarsıcı davranış vakıasından sonra evlilik birliğinin devam ettiği,bu sebeple bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği ve fakat gerçekleşen diğer vakıalara göre erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda kadına nazaran daha kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı kadın, karşı dava dilekçesinde ziynet eşyalarının bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Hükümde ziynet isteminin kabulüyle toplam bedel olan 12578 TL’nin davacı-karşı davalı erkekten tahsili ile davalı-karşı davacı kadına ödenmesi şeklinde hüküm kurulmuş, ancak kabul edilen ziynetlerin değerleri ayrı ayrı gösterilmemiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2.) fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilemsi gerektiği, aynı Kanunun 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/24143, K. 2017/3535, 29 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama