KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/25803 E., 2017/4191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı kadının annesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı ve kayınvalidesine hakaretler ve beddua ettiği, buna karşılık davalı erkeğin ise bağımsız konut sağlamadığı, birlikte yaşadıkları annesinin kadına yönelik baskılarına ve kadının akrabalarına yönelik olumsuz tutum ve davranışlarına destek olduğu,
erkeğin annesinin kadın hakkında "defolsun gitsin, istemiyorum, alın gidin, oğlumu yeniden evlendireceğim" şeklinde sözler söylediği, erkeğin de "annem istemiyorsa bende istemiyorum" diyerek eşini evden kovduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylara göre, davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Boşanmaya sebep olan olaylar davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup, boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m.4.
TBK.md.50 ve 52 ) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak bu isteklerin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/25803, K. 2017/4191, 11 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama