KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/25892 E., 2016/2316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma ve Ziynet Alacağı
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, ziynetler, kusur belirlemesi, tazminatlar ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Tarafların 19.03.2014 tarihli celsedeki beyanları ile tanık anlatımlarından, yargılama esnasında tarafların anlaşarak 29.01.2014 tarihli duruşmadan itibaren 35 gün kadar bir süreyle birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Taraflar bu davranışlarıyla birbirlerinden kaynaklanan ve boşanmaya yol açan kusurlu eylemleri affetmiş sayılırlar. Artık iddia edilen bu kusurlu eylemlere dayanılarak boşanma kararı verilmesi mümkün değilken mahkemece boşanma kararı verilmesi doğru olmamıştır. Ancak davalı erkek tarafından boşanma hükmü temyiz kapsamı dışında bırakıldığından bu yön bozma nedeni yapılmamış, yanılgıya işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Davalı erkeğin temyiz itirazlarına yönelik incelemeye gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)1. bentte açıklandığı üzere tarafların yargılama sırasında birlikte yaşadıkları, bu davranışıyla kadının davalı erkekten kaynaklanan kusurlu eylemleri affetmiş olduğu sabit olduğuna göre artık davalı erkeğe bir kusur yüklenemez. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminatın (TMK m. 174/1-2) şartları oluşmadığı dikkate alınarak isteklerin reddine karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/25892, K. 2016/2316, 12 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama