KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/2686 E., 2015/18882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından davalı-davacı kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, velayet ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 20.10.2015 günü temyiz eden davacı-davalı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf davalı-davacı ... vekili Av.... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, evlilik birliğinin sona ermesine neden olan olaylarda taraflar eşit kusurlu kabul edilmiş iseler de, evlilik birliğinin sona ermesine neden olan olaylarda, davalı- davacı kadının sadakatsiz davranışına karşılık, davacı-davalı erkeğin en son olayda eşine hafif derecede şiddet uygulaması karşısında, davalı-davacı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Davacı-davalı erkeğin de boşanma davası açmış olması nedeniyle davalı- davacı kadının davasına karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.
Davalı- davacı kadının davası yönünden, Türk Medeni Kanununun 166/2 maddesi koşulları gerçekleştiğine göre boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, davacı-davalı erkeğin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle (HUMK m. 438/son) onanmasına karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadın ağır kusurlu olduğuna göre davacı-davalı erkeğin maddi ve manevi tazminat isteklerinin (TMK m. 174/1-2) kabulü gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/2686, K. 2015/18882, 20 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama