KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/3955 E., 2015/20517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2015
- Mahkemesi
- ... 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından, erkeğin birleşen davasının kabulü, kusur tespiti, tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi ile tedbir ve iştirak nafakasının miktarı yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur tespiti, manevi tazminat talebinin reddi, velayet ve şahsi ilişkinin süresi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 05.11.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı H..
Ü.. vekili Av.... geldi. Karşı taraf temyiz eden davacı-davalı Ş.. Ü.. ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, taraflar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda eşit derecede kusurlu kabul edilmiş iseler de, tarafların mahkemece kabul edilen kusurlu davranışları yanında davalı-davacı erkeğin eşine fiziksel şiddet uygulayıp, hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı-karşı davacı erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyleyken, mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri isabetli değil ise de, davalı-davacı erkeğin birleşen davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleştiğinden, davalı-davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur.
Bu sebeple, davacı-davalı kadının, erkeğin boşanma davasının kabulüne yönelik temyiz itirazının reddi ile boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar verilmiş (HUMK m. 438/son) ve davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda birinci bentte açıklandığı gibi, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı erkek ağır kusurludur. Mahkemece tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat talebinin (TMK. md. 174/1-2) reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/3955, K. 2015/20517, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama