KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/4081 E., 2015/18216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesi “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler, ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir.
Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır,” hükümlerini düzenlemiştir. Buna göre süresinde talep edilmediği takdirde bu hususlar ile ilgili olarak “ karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmesi gerekir.
Davalı, 20.05.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında ve daha sonra 28.05.2014 tarihinde verdiği delillerini içerir dilekçe ile kendisi için 1000 TL yoksulluk nafakası talep etmiştir. Davacı ise bu taleple ilgili olarak muvafakat beyanında bulunmayarak reddini istemiştir.
Durum böyleyken davalının kendisi için talep ettiği yoksulluk nafakası isteği ile ilgili olarak “karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmesi gerekirken, mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak kadın yararına yoksulluk nafakasının kısmen kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/4081, K. 2015/18216, 13 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama