KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/4565 E., 2015/20246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Kocaeli 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 28/11/2014
- Numarası
- 2013/10-2014/830
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; yoksulluk nafakası yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; her iki davaya yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının reddedilen boşanma davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının, erkeğin kabul edilen boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava dilekçesinde davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmesi gereklidir (HMK m.119/1). İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir (HMK.md.187/1). Usulüne uygun biçimde bildirilen vakıaların doğru olduğu yargılama sırasında ispat edilirse, tarafların talep sonuçları da bu duruma göre kabul veya reddedilecektir. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz (HMK md. 25).
Davacı-karşı davalı taraf, dava dilekçesinde, cevaba cevap dilekçisinde "eşinin kıskanç olduğu" vakıasına dayanmadığı halde, mahkemece bu yöndeki tanık beyanı esas alınarak usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan bir vakıaya dayanarak kadına kusur yüklenmesi doğru olmamıştır. Davalı-davacı kadına yüklenecek başkaca bir kusur da ispat edilemediğinden erkeğin davasının reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/4565, K. 2015/20246, 4 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama