KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/501 E., 2015/13956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı tarafından diğer tarafın boşanma davası, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı(nın), diğer tarafın boşanma davasının reddi gerektiği yönündeki temyiz itirazları yersizdir. 2-Diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
a-Mahkemece davalı-karşı davacı ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ve davalı-karşı davacının yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talepleri bu sebeple reddedilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı(nın) eşine sinkaflı kütür ettiği, şiddet uyguladığı, evden kovduğu, eşyalarını dışarı attığı, "geldiği günden beri hasta ben buna mı bakacağım kendime mi bakacağını dediği", davalı-karşı davacı(nın) da eşinin sinkaflı küfürüne karşılık "şerefsiz" dediği ve eve dönmek için para verilmesini şart koştuğu anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu duruma göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıya göre baskın kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Hal böyleyken davalı-karşı davacının ağır kusurlu sayılması ve buna bağlı olarak davacı-karşı davalının tazminat taleplerinin ve yoksulluk nafakası talebinin reddi doğru bulunmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, az kusurlu olan davalı-karşı davacı yararına Türk Medeni Kanununun 174/1 ve 2, ve 175. maddeleri gereğince uygun miktarda maddi, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası takdir etmekten ibarettir. Bu husus nazara alınmadan yanılgılı değerlendirme sonucu davacının tazminat ve yoksulluk nafakası isteklerinin reddi isabetsizdir.
b-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md. 186/1), geçimine (TMK md. 185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-karşı davacı yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/501, K. 2015/13956, 30 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama