KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/5226 E., 2015/19245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde eşinin adresini "... Mah. 1005. Sk. No:9 İç Kapı No:7 ... olarak bildirmiş ve dava dilekçesi bu adrese, mernis adresi olduğu belirtilerek, fakat, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Bu adres, aynı zamanda davacının da kendi adresi olarak bildirdiği adrestir. Davalının "adres kayıt sisteminde" kayıtlı olan yerleşim yeri adresi ile davacının yerleşim yeri adresinin aynı olduğu görülmektedir.
Oysa ki duruşmada dinlenilen davacı tanığı, davalının 2014 yılı Temmuz ayında ortak konuttan ayrılıp ailesinin yanına gittiğini, tarafların o tarihten beri ayrı yaşadıklarını belirtmiştir. Usulüne uygun bir tebligatın amacı, kişiyi aleyhine açılan davadan haberdar etmek, dolayısıyla kendisini ilgilendiren yargılamadan tam olarak bilgi sahibi olmasını sağlamak, açıklamada bulunmak ve ispat hakkını kullanmasına imkan vermektir.
Tebliğ muhatabı, şu veya bu gerekçe ile yeni bir yerleşim yeri adresi edinmemiş veya tekrar dönebileceği beklentisiyle önceki yerleşim yeri adresini "değiştirdiğine" ilişkin beyanda bulunmamış olabilir. Yerleşim yeri adresini sürekli olarak değiştirmemiş olan kişiden de, değişiklik beyanında bulunması beklenemez.
Bu husus da dikkate alındığında, dava tarihinden önce ortak konuttan ayrılıp o tarihten beri ayrı yaşadıkları tanık tarafından da bildirilen davalıya, aynı zamanda davacının da yerleşim yeri adresi olan adreste Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatı geçerli ve usulüne uygun saymak olanağı yoktur. Bu husus gözetilmeden davalının yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması, hukuki dinlenilme hakkını (HMK. m. 27) ihlal eder.
Davalıya savunma ve delillerini bildirme imkanı tanınmadan hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/5226, K. 2015/19245, 22 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama