KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/6812 E., 2015/21110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2015
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
....
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; maddi tazminatın miktarı, reddedilen manevi tazminat ve ziynet alacağı yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, maddi tazminat, nafakalar ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK md. 4, TBK md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Davacı kadın, dava dilekçesi ile boşanma ve fer'ileri yanında, ziynet eşyalarının aynen iadesini, aynen iade mümkün olmazsa bedelini talep ettiği halde sadece bedele hükmedilmesi doğru olmadığı gibi bedellerinin tahsiline karar verilen ziynet eşyalarının her birinin gram ve özelliklerinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle infazda duraksama yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yine davacı başlangıçta fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000.00 TL. ziynet bedeli istemiş. 10.9.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle davasını ıslah ederek eksik harcı yatırmak suretiyle talep sonucunu artırmıştır.
Buna göre dava dilekçesinde talep edilen kısma dava tarihinden, aşan miktar içinde ıslah tarihinden geçerli olmak üzere yasal faize hükmolunması gerekirken, talep olmadığı gerekçesi ile sadece dava dilekçesinde belirttiği miktara yönelik faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/6812, K. 2015/21110, 11 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama