KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/7493 E., 2015/22358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Eskişehir 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30/12/2014
- Numarası
- 2013/701-2014/956
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, erkeğin karşı davasının kabulü, tazminat taleplerinin reddi ve tedbir nafakasının gerekçeli kararda belirtilmemesi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ara kararı ile takdir edilen tedbir nafakasının infazının mümkün bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-davalı kadının eşi ile yataklarını ayırdığı ve eşinden bahisle tanığa “yatakları ayırdım, abimler gelince tekmeyi vuracağım” dediği, davalı-davacı erkeğin ise birlik görevlerini yerine getirmediği, eşine ve müşterek çocuklarına küfrettiği ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre davalı-davacı erkeğin davacı-davalı kadına oranla "daha fazla" kusurlu olduğunun kabulü gerekirken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru olmamıştır.
3-Boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı erkeğin, yukarıda açıklanan nedenlerle ağır kusurlu olduğu anlaşıldığına göre, boşanmaya neden olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen davacı-davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174. maddesinin (1.) ve (2.) fıkrası gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu isteklerin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/7493, K. 2015/22358, 26 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama