KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/8100 E., 2016/469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı taraf dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış ise de, ön inceleme duruşmasında tanıklarının isim ve adreslerini ile diğer delillerini bildirmesi amacıyla taraflara usulüne uygun kesin süre verilmiş olup davacı kesin süre içerisinde tanıklarını bildirmemiştir. Daha sonra tahkikat sırasında tanıklarını bildirmiş, mahkemece tanık dinletme talebinin reddi üzerine delil olarak ...
Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/1395 sayılı soruşturma dosyasını bildirmiş ve orada dinlenen tanıkların beyanlarının esas alınmasını istemiştir. Taraflar, kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi, yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülmemesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.
(HMK m. 145) Ön inceleme duruşmasında usule uygun kesin süre verildiği halde, delillerini zamanında ileri sürememesinin, kendi kusurundan kaynaklanmadığına ve sonradan ileri sürmesinin haklı sebebe dayandığına ilişkin bir iddia ve olgu da göstermeksizin, tahkikat sırasında delil bildirmesi usule aykırıdır. Kanunda belirtilen süreden sonra bildirilen soruşturma dosyası içerisinde dinlenen tanıkların beyanları esas alınarak davalı kusurlu görülemez.
Kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, daha fazla kusurlu taraftan maddi ve manevi tazminat isteyebileceğine göre davalı erkeğin kusuru ispatlanamadığı halde davacı yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve yine kusursuz eş aleyhine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/8100, K. 2016/469, 13 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama