KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/9457 E., 2016/248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından tarafından erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatların reddi, nafakaların miktarı ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 12.01.2016 günü temyiz eden davacı-davalı ...... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davalı-davacı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece her iki taraf eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece tarafların belirlenen kusurlu davranışları yanında, davalı-davacı erkeğin davacı-davalı kadına hakaret ve beddua ettiğe de anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı erkeğin kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Davacı-davalı kadının da kusuru gerçekleştiğine göre, erkeğin boşanma davasının kabulü sonucu itibarıyla doğru olduğundan, davacı-davalı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek sureti ile onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK m. 438/son) ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda l. bentte açıklandığı gibi, boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı erkek kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğundan, davacı-davalı kadın lehine uygun miktarda maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) takdiri gerekirken, bu taleplerin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-Davacı-davalı kadının nafakalara gelecek yıllardaki artış oranının belirlenmesi yönünde açık talebi olmasına rağmen bu talep hakkında olumlu-olumsuz karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/9457, K. 2016/248, 12 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama