KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/9940 E., 2015/24421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakası miktarları ile reddedilen manevi tazminat isteği yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanma davalarının kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-davacı kadının başka erkekle telefonla mesajlaşmak suretiyle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu; davacı-davalı erkeğin ise sürekli olarak eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olaylarda davacı-davalı erkeğin daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken tarafların eşit derecede kusurlu oldukları yönündeki kusur belirlemesi ve bu hatalı kusur belirlemesi sonucu davalı-davacı kadının manevi tazminat (TMK. m.174/2) isteğinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre velayeti davalı-davacı kadına bırakılan 2008 doğumlu Mahmut Efe ve 2011 doğumlu Ege yararına hükmedilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/9940, K. 2015/24421, 17 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama