KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/1068 E., 2017/5956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi ile reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava dilekçesinde, davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri bulunur (HMK m. 110/1-e). Somut olayda; erkeğe kusur olarak yüklenen "Erkeğin ailesinin kadını istemediği" vakıasına kadın tarafından dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında dayanılmadığından erkeğe kusur olarak yüklenilmesi mümkün değildir.
Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda kadının ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Boşanmaya sebep olan ve kadından kaynaklanan kusurlu davranışlar erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Bu husus gözetilmeden koşulları oluştuğu halde, davalı-karşı davacı erkeğin manevi tazminat talebinin (TMK m. 174/2) reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı- karşı davacı erkek, dilekçesinde eşinin kendisini maddi olarak büyük sıkıntılar içerinde bıraktığını belirterek maddi ve manevi tazminat taleplerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Başvurma harcının yatırılmış olması dava dilekçesindeki tüm talepleri kapsar. Bu durumda davalı-karşı davacının maddi tazminata ilişkin talebi belirsizdir.
Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi ve hukuki açıdan belirsiz gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir (HMK m. 33).
O halde, davalı-karşı davacı erkek vekilinden, talep ettiği maddi tazminat hakkında açıklama istenerek Türk Borçlar Kanunu kapsamında olan talep var ise harcın tamamlattırılması, harç yatırıldığı takdirde sonucu uyarınca görev hususu da düşünülerek karar verilmesi;
davalı-karşı davacının maddi tazminat talebi boşanma davasının eki niteliğinde bulunan TMK 174/1 maddesi kapsamında bulunmakta ise, bu hususta karar verilmesi gerekirken, "davalı- karşı davacının maddi tazminat talebi ile ilgili usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı" gerekçesiyle yazılı şekilde "karar verilmesine yer olmadığına" dair hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/1068, K. 2017/5956, 22 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama