KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/11033 E., 2018/2355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi, nafaka talebi ile kişisel malların iadesine yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle erkeğin kişisel eşyaların iadesine yönelik usulüne uygun şekilde açılmış bir davası bulunmadığının ve erkeğin tedbir nafaka talebinin mahkemece 08.09.2015 tarihli ara kararla reddedildiğinin anlaşılmasına göre, erkeğin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadına kusur olarak yüklenen hakaret vakıasından sonra evlilik birliğinin devam ettiği, bu vakıanın erkek tarafından affedildiği, en azından hoşgörüldüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece taraflara yüklenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda her iki tarafta kusurlu olmakla birlikte, davacı kadına göre, davalı erkek daha ağır kusurludur. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmamıştır.
b) Yukarıda 2/a bentte açıklandığı üzere davalı erkek boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda ağır kusurlu olup, erkeğin eşine karşı aşırı kıskançlık göstererek başkalarının yanında rencide edici mahiyetteki davranışları aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Gerçekleşen bu durum karşısında tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ölçüsünde az kusurlu davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/11033, K. 2018/2355, 22 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama