KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/11324 E., 2017/13010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı - karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden, davalı - karşı davacı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet, nafaka miktarları ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı - karşı davacı kadının tüm, davacı - karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı - karşı davacı kadının Celil adlı kişiye aşık olduğunu söylediği ve başka bir erkeğin arabasında görülmesi üzerine saklanmaya çalıştığı bu şekilde güven sarsıcı davranışlarının olduğu, davacı - karşı davalı erkeğin ise kadının ihtiyaçlarını gidermediği ve amcasının evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı anlaşılmaktadır.
Boşanmaya sebebiyet veren vakıalardan her iki tarafta kusurlu olmakla birlikle, davalı - karşı davacı kadının, davacı - karşı davalı erkeğe göre daha ağır kusurlu olduğu ve bu kusurlu davranışların erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında az kusurlu davacı -karşı davalı erkek yararına manevi tazminata (TMK.m.l74/2) hükmedilmesi gerekirken, tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı - karşı davalı erkeğin manevi tazminat talebinin reddi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle davalı - karşı davacı kadın, davacı - karşı davalı erkeğe göre daha ağır kusurludur. Ağır kusurlu eş yararına yoksulluk nafakası takdir verilemez. Kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/11324, K. 2017/13010, 20 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama