KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/11972 E., 2018/2209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kişisel ilişki yönünden, davalı erkek tarafından ise; ziynet alacağının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının kişisel ilişkiye yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı erkeğin temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6, HMK m.190/1). Davacı kadın, dava dilekçesinde talep ettiği ziynetlerin evden kovulduğunda ortak konutta erkekte kaldığını ve altınların hiç birisini alamadığını iddia etmiştir. Davacı tanıklarından ... ise duyuma dayalı olarak altınların davalının amcasına verildiğini belirtmiştir.
Davacı kadın, ziynet eşyasının erkek tarafında kaldığını ispatla yükümlüdür. Davacı kadının tanıklarının ziynetlere ilişkin beyanları davacı kadından duyuma dayalı olup, tanıkların iddia edilen vakıayla ilgili somut, görgüye dayalı bir bilgileri yoktur. Dosyada iddiayı kanıtlamaya elverişli başkaca bir delil de bulunmamaktadır.
Davacı kadın yemin deliline dayanmamış, gösterdiği diğer delillerle de dava konusu ziynet eşyalarının erkek tarafında kaldığını, elinden rızası dışında alındığını ispat edememiştir. Bu durumda mahkemece, davacı kadının ziynet talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/11972, K. 2018/2209, 20 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama