KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/12429 E., 2016/12164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; maddi tazminatın miktarı, manevi tazminatın reddi, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkek lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre , davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen ilk hükümde ve ara kararlarda kadın lehine tedbir nafakası hükmedilmemiş, hükmün erkek tarafından reddedilen davası ve vekalet ücreti, kadın tarafından kendi davasının reddi ile müşterek çocuk lehine tedbir nafakasına hükmedilmemesi yönlerinden temyizi üzerine Dairemizin 24.11.2015 tarihli ilamı ile erkeğin boşanma davasının kabulü gerektiği, kadının reddedilen boşanma davası nedeniyle erkeğe vekalet ücreti verilmesi gerektiği ve müşterek çocuk yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuş, sair temyiz itirazları ise onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
Kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmemesi ise kadın tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmiş ve bu hususta davacı-karşı davalı erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma üzerine yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda bu kez davalı-karşı davacı kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmiştir.
Tedbir nafakasına ilişkin bir temyiz ve bozma olmadığına göre, bu usuli kazanılmış hakka aykırı olarak, bozmadan sonra, kadın yararına dava tarihinden itibaren olmak üzere tedbir nafakası tayini usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/12429, K. 2016/12164, 23 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama