KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/1276 E., 2017/6553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar, maddi tazminatın miktarı ve manevi tazminat talebinin reddi ve kişisel ilişki yönünden, davalı erkek tarafından ise, velayet, kişisel ilişki, kusur belirlemesi, davacı kadın lehine verilen nafaka ve maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında, davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadının manevi tazminat (TMK m.174/2) talebinin reddi doğru görülmemiştir.
3-Velayeti anneye verilen ortak çocuk ... 25.07.2013 doğumlu olup, yaşı nazara alındığında anne bakım ve şefkatine muhtaçtır. Ortak çocuk ile baba arasında 1-30 Ağustos tarihleri arasında yatılı kurulan kişisel ilişki uzun olup, çocuğun bedeni ve fikri gelişmesine engel olacaktır. Küçücüğün yaşı ilerlediğinde yeniden kişisel ilişkinin düzenlenmesi de mümkün olduğu gözetildiğinde daha uygun süreli kişisel ilişki kurmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/1276, K. 2017/6553, 31 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama