KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13329 E., 2017/13941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tazminatlar ve nafakaların miktarları ile kişisel ilişki yönünden, davalı erkek tarafından ise; tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 05/12/2017 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... ile vekilleri gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı asil, temyiz aşamasında sunduğu 28.06.2016 havale tarihli dilekçesiyle davacı kadının kabul edilen davasının boşanma hükmüne yönelik olan temyizinden feragat ettiğini bildirmiştir. Öyleyse, temyiz dilekçesinin münhasıran boşanma hükmüne dair itirazına yönelik kısmının temyizinden feragat nedeniyle reddi gerekmiştir.
2-Davacının tüm, davalının ise diğer temyiz itirazlarının hasren yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı erkeğe yüklenen güven sarsıcı davranış eyleminin mevcut delil durumuna göre ispatlanamadığı, ne var ki mahkemece davalı erkeğe yüklenen ve gerçekleşen diğer kusurlu eylemlerine göre de tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13329, K. 2017/13941, 5 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama