KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13607 E., 2018/3403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet ve Eşya Alacağı
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, boşanma ve fer'ileri ile ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının ziynet alacağına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması Anayasa hükmüdür (... m.141/3). Mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da (HMK m.27) gereğidir. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, sabit görülen maddi vakıaları ve bunlardan çıkardıkları sonuç ve hukuki sebepleri gerekçelerine yansıtmalıdırlar.
Somut olaya gelince; mahkeme gerekçeli kararında tarafların tanık beyanlarına yer vermiş, ”anlatılan olaylara göre tarafların birbirlerine sevgi, saygı ve güveni kaybetmiş olduğu ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve artık birliğin devamına olanak vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunduğu ve geçimsizlikte davacı kadının daha fazla kusurlu olduğu ancak yaşanan olaylara göre evlilik birliğinin devamında davalı bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığı, bu nedenle TMK.166/2 maddesi uyarınca boşanma kararı verilmesinin uygun olacağı“ denilerek tarafların boşanmalarına karar verildiği belirtilmiştir.
Yerel mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur. Bu haliyle karar yeterli gerekçeden yoksun olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesindeki unsurları içermemektedir. Bu bakımdan gerekçesiz karar oluşturulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13607, K. 2018/3403, 15 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama