KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13874 E., 2016/12510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkeme tarafından davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen hakaret eylemi dışında kalan diğer kusurlu davranışlara yönelik tanık beyanlarının somut ve görgüye dayalı olmadığının ve davacı-karşı davalı tarafından da bu iddialarını ispata yarar başkaca bir delil de dosyaya ibraz edilemediğinin anlaşılmasına göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, kolluk marifetiyle düzenlettirilen sosyal ve ekonomik araştırma tutanağına göre, davacı-karşı davalı kadının çalışmadığı ve gelirinin olmadığı tutanağa bağlanmış ise de: davacı-karşı davalı, 18/02/2014 tarihli celsede bir süpermarkette çalıştığını, ortalama 1200 TL maaş aldığını beyan etmiş, 10/07/2014 tarihli celse de davalı erkeğin çalıştığı yerin müdürünü tehdit etmesi nedeniyle işten ayrılmak zorunda kaldığı iddiasında bulunmuştur.
Şu hale göre; davacı-karşı davalı kadının bir işte çalışıp çalışmadığı hususunda dosya kapsamına göre çelişki mevcuttur.
Bu bağlamda mahkemece, kadının sürekli ve düzenli bir gelirinin olup olmadığı yönünden ya da davacı-karşı davalı kadın yargılama aşamasında çalışıyorken işten ayrıldı ise işten kendi iradesiyle mi yoksa başka sebeple mi ayrıldığı hususunda bir araştırma yapılmayarak mevcut çelişki giderilmeksizin, eksik incelemeyle davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13874, K. 2016/12510, 28 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama