KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13948 E., 2017/14815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, manevi tazminatın reddi, maddi tazminat ile nafakaların miktarları yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, maddi tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 19/12/2017 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... ve vekilleri gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davacı ... vekili Av. ... Olgun geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir, öyleyse mahkemece davacı kadının eşine hakaret ettiğine dair eylemlerin, mevcut delil durumu dikkate alındığında, dava tarihinden sonra gerçekleştiğinin, şu halde hakaret eyleminin kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin, mahkemece erkeğe yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen, davalı erkeğin boşanmaya neden olan kusurlu davranışları aynı zamanda davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu yön dikkate alınmadan, davacı kadının manevi tazminat (TMK m.174/2) talebinin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13948, K. 2017/14815, 19 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama