KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/14683 E., 2018/3572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
220 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, tazminatlar, nafakalar, velayet yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, yargılama gideri ve vekalet ücreti, nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-davalı erkeğin dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında usulüne uygun şekilde dayanmadığı vakıalar hükme esas alınamaz (HMK m. 25/1). Davacı- davalı erkek tarafından, davalı- davacı kadının hakaret ettiği vakıasına dayanılmamıştır. Dayanılmayan bir vakıanın, tanık beyanlarında geçtiğinden bahisle davalı- davacı kadına kusur olarak yüklenmesine imkan bulunmamaktadır. Davacı- davalı tanıklarının diğer olaylara ilişkin sözlerinin bir kısım Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu durumda davacı-davalı erkeğin ispatlanmayan davasının reddi gerekirken, kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14683, K. 2018/3572, 20 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama