KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/15214 E., 2018/4882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafakaların reddi ile ziynet alacağının reddedilen kısmı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda eşit kusurlu odukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının erkeğe psikolojik şiddet uyguladığı vakıasının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı erkeğin gerçekleşen ve mahkemece de kabul edilen diğer kusurlu davranışları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru görülmemiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı erkek ağır kusurludur. Davalı-karşı davacı erkekten kaynaklı bu eylemler aynı zamanda davacı-karşı davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğini taşımaktadır. Davacı-karşı davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2 koşulları oluşmuştur. Mahkemece tarafların eşit kusurlu olarak kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat talebinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/15214, K. 2018/4882, 11 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama