KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/15389 E., 2018/4491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece kısa kararda; davalı tarafından da açılan bir dava varmış gibi "tarafların boşanma taleplerinin kabulüne" şeklinde karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında; "Davacının boşanma talebinin kabulüne" şeklinde karar verildiği, yine mahkemece kısa kararda davacı kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği halde gerekçeli karar hüküm fıkrasında tazminatlara yönelik faiz hususunda her hangi bir hüküm kurulmadığı, bu yönüyle kısa karar ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m. 298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/15389, K. 2018/4491, 3 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama