KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/16959 E., 2018/5583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından hükmün tamamına yönelik olarak; davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkek, daha önce ... Aile Mahkemesinin 2012/161 esas sayılı dava dosyasında açtığı boşanma davasından feragat ettiğini ve bu feragat tarihinden sonra yeniden bir araya gelmediklerini iddia ederek 05.11.2015 tarihinde Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı eldeki davayı açmış, davalı kadın davaya cevabında ortak hayatın yeniden kurulduğu, bu sebeple davanın reddini savunmuş, mahkemece, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi koşullarının gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine göre; boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak, feragat ile sonuçlanan davalarda ise feragat tarihinden itibaren üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
Toplanan delillerden, özellikle ortak çocuk ...'in beyanına göre; davacı erkeğin feragat edilen davasından sonra tarafların evlilik birliğini devam ettirmek amacıyla birlikte yaşadıkları, aynı odayı paylaştıkları, birlikte tatile gittikleri, en son 2014 yılında ise tartışarak müşterek yaşama son verdikleri anlaşılmaktadır. Davacı erkek, ortak hayatın yeniden kurulmadığını kanıtlayamamıştır.
O halde davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/16959, K. 2018/5583, 25 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama