KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/1719 E., 2017/7182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, nafakalar ve vekalet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenen fiziksel şiddet vakıasına davalı-karşı davacı kadının dayanmadığı, bu nedenle fiziksel şiddet vakıasının davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen davacı-karşı davalı erkeğe minder atma vakıasına davacı-karşı davalı erkeğin dayanmadığı,
davalı-karşı davacı kadının kayınvalidesini ittirme eyleminin ise tanık beyanlarına göre hamileliğinin başlarında meydana geldiği, bundan sonra tarafların bir arada yaşamaya devam ettikleri bu nedenle bu vakıaların da davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Buna göre davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadını doğum zamanı ailesinin evine bıraktığı ve arayıp sormadığı, kadın doğum yaptıktan sonra DNA testi
yaptıracağını söylediği, eşi hastanedeyken ortak konuttaki eşyaları boşalttığı ve ortak çocuğun ihtiyaçlarını karşılamadığı, davalı-karşı davacı kadının ise birlik görevlerini yerine getirmediği, başka bir erkeğin kendisine baktığını kayınvalidesine söylediği, bebeği düşürmek istiyorum, karnımda ölsün diyerek dua ettiğini söylediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte, davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadına göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-karşı davacı kadının tazminat taleplerinin (TMK m.174/1-2) reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/1719, K. 2017/7182, 8 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama