KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/17383 E., 2016/14303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı kadın tarafından karşı dava süresinde açılmamış ve mahkemece, bu sebeple karşı dava hakkında tefrik kararı verilmiştir. Aynı yer mahkemesinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir (HMK m. 166/1).
Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması, ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır (HMK m. 166/4).
Boşanma davalarında tarafların kusurlarının belirlenmesi, boşanmanın eki niteliğinde bulunan maddi-manevi tazminat (TMK m. 174), yoksulluk nafakası gibi taleplerin sağlıklı değerlendirilerek doğru karar verilebilmesi, bu davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikle değerlendirilmesiyle mümkündür.
Bu sebeple, delillerin değerlendirilmesi ve boşanmanın fer’i niteliğindeki talepler nazara alındığında kadının ve erkeğin açtığı davaların birlikte görülmesindeki yarar açıktır. Davalı kadının açtığı davanın ayrılmasına karar verilmiş ise de, medeni yargılama hukukunun temel ilkelerinden olan "usul ekonomisi ilkesi" gereği olarak; her iki davanın birleştirilmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; süresinde olmasa da harcı yatırılarak açılmış bulunan karşı boşanma davası ile işbu dava dosyasının birleştirilmesine karar vermekten ibarettir. Açıklanan hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/17383, K. 2016/14303, 1 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama