KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/17961 E., 2018/6340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı erkeğin fiziksel şiddet vakıasından sonra evlilik birliğinin devam ettiği, davacı kadının erkeğin bu kusurunu affetmiş sayılacağının kabulü gerektiği ve bu nedenle fiziksel şiddet vakıasının erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin ancak mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlara göre yine de erkeğin tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir (TMK m. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevi tazminata hükmedilemez.
Erkeğin düzenli işinin olmadığı, sorumluluklarını yerine getirmediği, tarafların evlendikten sonra da erkeğin ailesiyle birlikte yaşadıkları, erkek ve ailesinin kadını evden gönderdikleri, bu nedenle erkeğin kusurlu olduğu, kadının kusurunun bulunmadığı yapılan yargılama ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalı erkeğin boşanmaya neden olan kusuru, davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir.
Öyleyse davacı kadının manevi tazminat talebinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan davacı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/17961, K. 2018/6340, 16 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama