KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/19437 E., 2018/7324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, nafakaların miktarı ve tazminatların reddi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). Davacı-karşı davalının ekonomik durumuyla ilgili olarak, kolluk vasıtasıyla hazırlanan üç farklı tutanağın dosyada olduğu görülmektedir.
Mahkemece kadın hakkında kolluk vasıtasıyla yapılan 29.09.2014 tarihli ekonomik durum araştırmasında asgari ücretle çalıştığı belirtildiği halde, 19.02.2015 tarihli ekonomik durum araştırmasında ev hanımı olduğu ve gelirinin olmadığı belirtilmiş, 05.11.2015 tarihli ekonomik durum araştırmasında ise büroya arkadaşına yardıma gittiği ve günlük ihtiyaçlarının karşılandığı belirtilmiştir.
Mahkemece tutanaklar arasındaki çelişki giderilmek üzere yeniden usulünce ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılması, kadının çalışıp çalışmadığının belirlenmesi, çalıştığının anlaşılması halinde ise, geliri sorulmak suretiyle düzenli ve sürekli olup olmadığı, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığı araştırılarak, gerçekleşecek sonuca göre, davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası (TMK m.175) talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/19437, K. 2018/7324, 5 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama