KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/22986 E., 2018/10433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, tedbir nafakasının miktarı, yoksulluk nafakasının ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmişse de yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadına kusur olarak yüklenen, "Hamile kaldığı çocuğunu eşinin onayı ve haberi olmadan ve tıbbi bir zorunluluk bulunmadığı halde aldırdığı" vakıasının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. İspatlanamayan vakıa hükme esas alınamaz (HMK m.25/1). Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davalı erkek tam kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olup, kadın boşanma sonucu en azından eşinin maddi desteğinden yoksun kalmıştır. Davacı kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. O halde, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gerçekleşen kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek kadın yararına maddi ve manevi tazminat takdir edilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
4-Dosya kapsamında bulunan 19.03.2015 tarihli ibranameye göre kadının işten ayrıldığı anlaşılmaktadır. Davacı kadının kendi isteğiyle mi yoksa zorunlu olarak mı ayrıldığı hususları araştırılıp sonucuna göre davacının yoksulluk nafakası talebi ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/22986, K. 2018/10433, 2 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama