KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/23148 E., 2018/9531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı kadın, dilekçeler aşamasından sonra 16.12.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında yoksulluk nafakası talebinde bulunmuş, aynı celse hazır bulunan davacı taraf, kadının bu talebine açık muvafakatlarının bulunmadığını beyan etmişlerdir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde iddia ve savunmanın hangi aşamaya kadar genişletilebileceği yahut değiştirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Taraflar dilekçeler aşaması dışında ancak karşı tarafın "açık muvafakati" ve "ıslah" yolu ile iddia ve savunmalarını genişletip yahut değiştirebileceğine göre (HMK m. 141/1) açık muvafakatin ve ıslahın yokluğu halinde tarafların, iddia ve savunmalarını genişletip değiştiremeyeceği kanunun emredici hükmüdür. Davacının anılan talebe "açık muvafakatinin” olmadığı konusunda ise bir duraksama yoktur.
O halde davalının bu davada Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde gösterilen süreden sonra yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talep edemeyeceği gözetilerek davalının yoksulluk nafakası isteği hakkında süresinden sonra talep edildiğinden bahisle "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23148, K. 2018/9531, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama